|
4. sayfa (Toplam 4 sayfa)
|
[ 37 mesaj ] |
|
21 Nis 2010, 02:03 |
minmis
|
|
| Sadık Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 22:39 Mesajlar: 836
|
Ya, kıramadım seni ren, bak herkese yapmam bunu haa... cesaret Ar. ces¥ret a. (cesa:ret) 1. Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. 2. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği: “Bütün halk türküleri gibi ölenin örnek cesaretini öven türkülerdi bunlar.” -N. Cumalı. 3. Cüret. 4. Çekinmezlik, atılganlık. Güncel Türkçe Sözlük
korku a. 1. Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü: “Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor.” -Y. Z. Ortaç. 2. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara: Yollarda korku kalmadı. 3. ruh b. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.
korkak sf. Çok çabuk ve olmayacak şeylerden korkan (kimse, hayvan): “Korkak bir adam değilim gibi geliyor bana. Ancak, en korkusuzların bile korktukları bir şey vardır sanırım.” -N. Hikmet. Güncel Türkçe Sözlük
düşman Far. duşm¥n a. 1. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist,dost karşıtı: “Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır.” -S. F. Abasıyanık. 2. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları: “Her sokak düşmanlarla doluyken o, sevinçli sevinçli şarkı söylüyor.” -A. Gündüz. 3. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar: “Dostumuza güvenmeyelim de düşmanımıza mı güvenelim?” -B. R. Eyuboğlu. 4. sf. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). 5. mec. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse:Ekmek düşmanı. 6. mec. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse: İçki düşmanı. Güncel Türkçe Sözlük
meli midir, malı mıdır bilemem, "bazıları için, bazı durumlar öyledir, bazıları için değildir"... Ancak şu da bir gerçektir ki, korku bazı durumlarda, pasiflik değil harekete geçmeyi de getirebilir... İnsan hem korkup hem de saldırıya geçebilir düşmana karşı... askerler de ölümden korkabilir, ama yine de ölümüne savaşabilir... bazı durumlarda ise aksine, cesaretin aptallık ya da enayilikle eşdeğer olabildiğini de görebilmekteyiz... yani, "düşman"ın niteliğini ve niceliğini ve " kendi donanımını (fiziksel/ruhsal)" dikkate almadan (kişiler için de devletler için de), salt cesaret ya da korku/korkaklık kavramı ile her durum için geçerli genellemeler yapmak yerine, durumları inceleyerek yorum yapmak, daha doğru olur kanısındayım... 
_________________ varlığa anlam kazandıran yokluktur...
|
|
Başa Dön |
|
21 Nis 2010, 11:08 |
ren
|
|
| Kıdemli Üye |
 |
 |
Kayıt: 03 Kas 2009, 01:30 Mesajlar: 677 Yaş: 40
|
bazıları için, bazı durumlarda, bazen, bazı tepkiler, bazı sebeplerden olağandır! ne ki bu? (ne olursan ol yine de gel diye ekle oldu olacak..derviş misin sen?) ben de şöyle diyeyim o zaman; neyse, olsun..nasip-kısmet-hayırlısı...  (bkz. (tdk'dan) musallat olma)
_________________ ne yana atarsan at takla, biliyorum bütün derdin aşkla.. (bu da kötü edebiyat iyi felsefe:)
|
|
Başa Dön |
|
21 Nis 2010, 11:34 |
minmis
|
|
| Sadık Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 22:39 Mesajlar: 836
|
Bir noktadan sonra, buradaki tartışmanın dışında kalmamın daha uygun olacağını, zaten yukarılarda bir kaç yerde, nedenleriyle (infiniti'nin yazısı ile ilişkili kısmı farklı, seninle olan kısmı farklı idi) belirtmiştim. Bu durumda, ren, sen artık musallat olmaktan vazgeçtiğini söylemek istiyorsun sanırım, ancak bu deyimden neyi kastettiğini de açıklayalım di mi?: musallat olma(k) birini sürekli rahatsız etmek, birine sataşmak, peşini hiç bırakmamak: Deyim Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

_________________ varlığa anlam kazandıran yokluktur...
|
|
Başa Dön |
|
21 Nis 2010, 12:33 |
ren
|
|
| Kıdemli Üye |
 |
 |
Kayıt: 03 Kas 2009, 01:30 Mesajlar: 677 Yaş: 40
|
evet musallat oldum.. ama senin yazıların da musallat olunası idi doğrusu; rahatsız edilesi, sataşılası, peşi bırakılmayası.. (fazla dengeli, huzurlu, steril yani, bana alerji yapan türden) şimdi artık huzur veriyorum sana, sevgiyle kal da aklın başına gelsin bakalım *** bir köşem olsa adını " sataşı-yorum" koyardım..
_________________ ne yana atarsan at takla, biliyorum bütün derdin aşkla.. (bu da kötü edebiyat iyi felsefe:)
|
|
Başa Dön |
|
21 Nis 2010, 14:05 |
minmis
|
|
| Sadık Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 22:39 Mesajlar: 836
|
Bir köşe ister: sataşı-yorum, Onda hiç bitmez safi yorum, Diyor: yazılarına kıl olu-yorum Ne olursan ol di-yorum, Olsun, gel, yine de sevi-yorum
İyi ki varsın sevgili ren... Dilime ve zihnime katkıların için teşekkürler... 
_________________ varlığa anlam kazandıran yokluktur...
|
|
Başa Dön |
|
21 Nis 2010, 14:28 |
ren
|
|
| Kıdemli Üye |
 |
 |
Kayıt: 03 Kas 2009, 01:30 Mesajlar: 677 Yaş: 40
|
yahu bi gevşetmesene yaylarımı (  )
_________________ ne yana atarsan at takla, biliyorum bütün derdin aşkla.. (bu da kötü edebiyat iyi felsefe:)
|
|
Başa Dön |
|
30 Tem 2010, 11:26 |
raito
|
|
| yeni üye |
 |
Kayıt: 13 Oca 2010, 02:18 Mesajlar: 1
|
|
Öncelikle yukarıdaki fikir alışverişini ilgi çekici ve zengin bulduğumu belirtmeliyim.Psikiyatrist ya da psikolog değilim,ancak yaşantıladığım bir takım şeylerden ötürü ekleme yapma ihtiyacı hissediyorum. Hadım edilme korkusunun ödipal dönemde anneye yönelen libido ve istek nedeniyle baba tarafından "cezalandırılma" ya da "zarar görme" şeklinde yaşantılandığını düşünüyorum,ancak bir bireyin saldırgan itkilerinin ve cinselliğinin dışavurumunun ketlenmesinde ya da eşcinselliğin ortaya çıkışında önemli başka mekanizmalar da olmalı.Emin olmamakla beraber kastrasyon anksiyetesini çok kuvvetli şekilde yaşayan ve çözüm olarak psikolojik hadım edilmeye ya da eşcinselliğe yönelmiş bir bireyde pre-ödipal döneme ait bir takım saplanmalar ve patolojik yaşantılar söz konusu olabilir.Bu düşünce muhtemelen iğdiş korkusunun neden bu kadar kuvvetli yaşantılandığını ve baba ile özdeşleşmeye yönelmek yerine anne ile özdeşleşmeye eğilimli olunduğunu açıklayacaktır.Birey pre-ödipal dönemde anne figürüne kuvvetli bir şekilde bağlanırsa ve egonun sayısız özdeşleşimle gelişimi aksarsa kişi narsisistik libidosunu anneden çekmekte zorlanabilir,bu da ödipal dönemde kendini kuvvetle gösteren nesne libidosunun yoğunluğunu,baba figürüne olan öfkenin yoğunluğunu ve paralel olarak iğdiş korkusunun yoğunluğunu arttırabilir.Bu da kişinin anne ile özdeşleşmeye eğilim göstermesine ve ebeveynin izini taşıyan ilkel süper-ego nun kişinin saldırganlık ya da cinsellik gibi dürtülerine cezalandırma amaçlı olarak ket vurmasına ya da yön değiştirtmesine neden olabilir. Kanaatimce süper-ego nun yenilgiye uğratılması biraz zor ve böyle durumlarda çok da mantıklı sayılmaz.Yanlış hatırlamıyorsam hipomani ya da mani gibi durumlarda ego nun süper-ego ya karşı bir çeşit zafer kazandığı ve bir süreliğine süper-ego nun omnipotensini ele geçirdiği görülüyordu.Uç örnekler olsa da süper-ego nun düşman olarak görüldüğü ve ego nun id in tarafını tutarak süper-ego yu değiştirmeye çalıştığı bir başka durum psikozlardır,dolayısı ile süper-ego nun yenilmesinden ziyade gelişimsel eksikliğe odaklanmak ya da süper-ego nun ve ego nun yapılanmasındaki ilkelliği ve nesne özelliklerinden ayrımlaşmamışlığı göz önünde bulundurmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Bunlar muhtemelen kişisel görüşlerden öteye gitmeyecek düşüncelerdir,ancak Can bey de özellikle kendisine yukarıda açıklanan patolojik durumla gelen hastalarda tedavinin temel amaçlarından birinin kendilik bütünlüğünü oluşturmak ya da gelişimsel duraklamanın olduğu noktalardaki saplanmaların çözülmesini ve içselleştirme sürecindeki eksikliklerin giderilmesini sağlamak olduğunu oldukça iyi bilmekte ve uygulamaktadır.
|
|
Başa Dön |
|
|
4. sayfa (Toplam 4 sayfa)
|
[ 37 mesaj ] |
|
Kimler çevrimiçi |
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir |
|
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz
|
|