|
Hoşgeldiniz |

|
|
2. sayfa (Toplam 2 sayfa)
|
[ 18 mesaj ] |
|
01 May 2010, 11:45 |
Can
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Mesaj Panosu Yöneticisi |
 |
 |
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19 Mesajlar: 2378 Yaş: 45 Konum: Admin
|
Rollo May yazdı: Apollon'a başvurmak üzere Delfi'ye doğru yola çıkan bir Atinalı, neredeyse bu yolculuğun tüm anlarında imgeleminde ışık ve şifa tanrısının bu görünümünü evirip çeviriyor olmalıydı. Spinoza bir erdemi arzuladığımızda dikkatimizi ona bağlamamızı tembihlemişti, böylece onu elde etme yoluna girebilirdik. Yunanlımız da yol boyunca bunu yapıyor olmalıydı ve herhalde bu arada, güvenme, umud etme ve inanmanın psikolojik süreçleri de capcanlıydı. Böylece, kendi "şifa"sına önceden kendini hazırlayarak katılmış oluyordu. Bilinçli niyetleri ve en derin maksatlılığı (intentionality) ile gerçekleşecek olana daha şimdiden kendini vermişti. Semboller ve mitler, kendilerine katılanlara kurtarıcı güçlerini aktarırlar. Jung buna benzer düşünceleri sıklıkla dile getirmiştir.May ,Jung'un tersine pek ezoterik bir terapist değildi.Ancak "yaratma cesareti" isimli kitapta yaratımın, bilinçdışından,mitlerden aldığı esini tartışmaya açmış. Kişinin iyileşmesi,derdine çare bulması için önce iyileşeceğine,çare bulacağına inanması gerekiyor..Plasebo denilen şey de tam olarak bu.Hastalığın ilacı sanılarak şekerli su içirilen hastaların bir kısmı iyileşiyor.İlaç araştırmalarında her zaman ilacın etkinliği plasebo ile karşılaştırılır.Plasebo çoğu zaman (%10-15) iyileştirici güce sahiptir.İlacın etkinliği bu oranı anlamlı ölçüde aşması durumunda söz konusu olmaktadır. Jung sembol ve mitlerin kollektif bilinçdışından gelen muazzam bir güçleri olduğuna inanıyordu. Hem olumlu hem olumsuz anlamda..Semboller ve mitlerin günümüz dünyasında etkinliğini kaybetmesi konusunda epeyce endişeliydi.Ancak sembol ve mitler tarafından yutulduğumuzda Nazilerde olduğu gibi yıkıma yönelik faaliyetlere kapılabileceğimizinde farkındaydı... Takımların forma renkleri ,bayrakların renk ve içerdiği semboller,otorite konumunu simgeleyen giysiler (hakim,doktor,subay) üzerimizde garip bir güce sahiptir düşünüldüğünde..
_________________ Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır. M.Foucault
Varoluşçu psikoterapi ile Freud ve psikanaliz sitelerini ziyaret ettiniz mi?
|
|
Başa Dön |
|
01 May 2010, 12:08 |
Serap
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Köşe Sahibi Üye |
 |
 |
Kayıt: 20 Haz 2009, 19:41 Mesajlar: 2131 Yaş: 63
|
ren yazdı: minmis: Eee, benim sözlüğümde anlamı bu (TDK)... acaba ren'inki ne diyor?
benim kitabımda öyle sözcüklere yer yok!  Canım ren yav 
|
|
Başa Dön |
|
01 May 2010, 12:16 |
Serap
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Köşe Sahibi Üye |
 |
 |
Kayıt: 20 Haz 2009, 19:41 Mesajlar: 2131 Yaş: 63
|
|
Evet, semboller, mitler...
İnsan kendisini yetiştirmeye karar verdiğinde önce bunları sorgulamalı yoksa pek çok sembolün peşine takılıp yok olacağız.
Galiba herşeyin başı o meşhur MESAFE ve ÖLÇÜLÜ olabilmek. Hiç bir şeyi kutsallaştırmadan yaşamak ama sembolleri ve mitleri sevebilmek. SEZGİYİ geliiştirmek de faydlı olabiliyor. Tabi buna yaşam savaşında vakit kalırsa...
|
|
Başa Dön |
|
03 May 2010, 19:32 |
minmis
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Sadık Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 22:39 Mesajlar: 839
|
ren yazdı: minmis: Eee, benim sözlüğümde anlamı bu (TDK)... acaba ren'inki ne diyor?
benim kitabımda öyle sözcüklere yer yok!  Eee ren, kitabın eksik kalmış... fesatı/fesat insanları bilmezsen, nasıl vereceksin hakettikleri karşılığı? neyse, üzülme, yavaş yavaş tamamlarız eksiklerini.... 
_________________ varlığa anlam kazandıran yokluktur...
|
|
Başa Dön |
|
05 May 2010, 09:47 |
Can
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Mesaj Panosu Yöneticisi |
 |
 |
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19 Mesajlar: 2378 Yaş: 45 Konum: Admin
|
Alıntı: Sokrates Apologia'da bize, tanrının dostu Chaerephon'a dünyada kimsenin ondan (Sokrates'ten) daha bilge olmadığını söylemesinin ne anlama geldiğini çözmek için ne kadar uğraştığını anlatır. Filozof en bilge olmasının anlamının kendi bilgisizliğini kabul etmesinden geldiği sonucuna varır. Tanrı Sokrates'e "kendini bil"mesini de öğütledi. O zamandan bu yana, Nietzsche ve Kierkegaard gibi ince düşünen kişiler tanrının öğüdünün anlamının dibine varmaya uğraşıp durdular; ve biz de hala onda yeni anlamlar bulmaya doğru itiliyoruz. Hatta Nietzsche onun anlamını ilk bakışta varılabilecek sonucun tam tersi bir biçimde yorumlar: "Tanrı Sokrates'e 'Kendini Bil’i ifşa ederken ne demek istemişti? Muhtemelen, 'Kendinle ilgilenmeyi kes', 'Nesnel ol' demek istememiş miydi?" Gerçek semboller ve/veya mitler gibi tanrının bu deyişleri de, yeni ve ilginç anlamlar açımladıkça tükenmez bir zenginlik üretiyorlar. Nietzsche'nin yorumu şu:"Sokrates'in tuttuğu kendini bil sözünün anlamı "kendinle ilgilenmeyi kes,nesnel ol"dur.Foucault'un önemine işaret ettiği "kendinle ilgilenmenin değeri" meselesini de hesaba katarsak postmodern dönem filozoflarının "öznellik" vurgusu yaptığı ,Sokratesten beri büyük değer atfedilen herkes için geçerli "akla" (akıl yürütme) ,"bilgiye" "herkes için geçerli olabilecek evrensel ilkelere",tam da nesnel oldukları için karşı durdukları görülür. O halde felsefenin üzerinde durduğu ana sorunlardan birisinin epistemolojik temelli olduğu söylenebilir. a."Evrensel geçerliliğe sahip nesnel bilgi " var mıdır (Sokrates'e göre olmalıdır) b. yok mudur? (Nietzsche ye göre yoktur) Buradan dil tartışmlarına giden bir yol uzanıyor. Bu tartışmaya katılan arkadaşlar,meseleye böyle bakmış mıydınız ve oyunuzu ne yönde kullanırsınız?
_________________ Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır. M.Foucault
Varoluşçu psikoterapi ile Freud ve psikanaliz sitelerini ziyaret ettiniz mi?
|
|
Başa Dön |
|
05 May 2010, 16:06 |
Serap
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Köşe Sahibi Üye |
 |
 |
Kayıt: 20 Haz 2009, 19:41 Mesajlar: 2131 Yaş: 63
|
Bu tartışmaya Sartre'ın Gerçek ve Exiztenz (yaaşam veya varoluş) adlı kitabından alıntılarla katılmak isterdim. Ama onun alıntılarını çevirmeye başlamadım. Olsa olsa sadece kişisel gerçekler vardır. Bunlar da nesnel ve evrensel bilgi olmaktan uzaktır.  ve sonunda  diyorum 
|
|
Başa Dön |
|
06 May 2010, 00:05 |
minmis
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Sadık Üye |
 |
 |
Kayıt: 28 May 2009, 22:39 Mesajlar: 839
|
Can sordu: a."Evrensel geçerliliğe sahip nesnel bilgi " var mıdır (Sokrates'e göre olmalıdır) b. yok mudur? (Nietzsche ye göre yoktur)
Buradan dil tartışmlarına giden bir yol uzanıyor.
bilgi a. 1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. 2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf: “Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti.” -H. E. Adıvar. 3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. 4. fel. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. 5. Bilim: Doğa bilgisi. 6. bl. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Güncel Türkçe Sözlük
bilgi İng. knowledge 1. İnsan usunun kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad. 2. İnsan anlığının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünsel ürün. 3-Genel olarak ve ilksezi biçiminde zihnin kavradığı temel düşünceler. 4- Bir yargılamada bulunabilmek için bilinmesi gereken öğelerin her birine verilen ad. 5- Bir şeyi bilme hali. BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974
bilgi İng. knowledge, congnition I. (Genellikle) 1. Bilme edimi. 2-Bilinen şey; bilme edimi sonunda ulaşılan şey. II. (Felsefede) Bir şeyin bir şey olarak kavranması. Burada tasarımlamadan ayrı olarak bilme eğilimi vardır. // Bilgi çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir: 1. İnsandaki ruhsal bir olay olarak. 2. Kavrama edimi, asalt bilinç edimi, yönelme (eğilim, intention) olarak. 3. Özne (bilen) ve nesne (bilinen) arasındaki ilişki olarak (= bilgi bağlantısı). 4. Nesnenin öznedeki imgesi, tasarımı, izdüşümü olarak (= bilgi oluşumu). 5~ Tasarım imgesinin nesneyle uyuşması olarak. 6. Bilgimizin ve bilgi imgemizin nesnenin tüm içeriğine yaklaşma eğilimi olarak (= bilgi süreci, bilgi ilerlemesi). 7. Bilginin başkasına ulaştırılabilir, aktarılabilir sonucu olarak; bilgi ürünü, bilgi sonucu. BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975
bilgi İng. information Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey. BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983
bilgi İng. knowledge Halkın doğal ve toplumsal çevresiyle ilgili geleneksel, kültürel edintisi, bk. halk, çevre. krş. gelenek, görenek. BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü 1978
bilgi 1. (knowledge) Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular. 2. (information) Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular. BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü
kavram İng. conception, notion 1. Nesnelerin ya da olayların ortak özelliklerini kaplayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım; tek bir nesnenin (bireysel kavram) ya da bir nesneler sınıfının (genel kavram) özünü belirleyen, birbirleriyle bağlantılı niteliklerin ya da özel belirtilerin (özelliklerin) bir sözcükte düşünülmüş olan birleşimi. 2. (Klasik mantıkta) Yargı ile çıkarımın sonradan üzerinde kurulacağı en yalın, en temel öğe. (Gerçekte ise kavram düşüncenin bir başlangıç noktası olmayıp, düşüncenin kendisini topladığı, yoğunlaştığı bir noktadır; düşüncenin bir bütüne, bir bireşime, bir birliğe dönüşmüş biçimidir.) // Klasik mantık için kavramlar çoğunlukla nesne kavramlarıdır ama bunun yanında ilişki ve görev kavramlarından da söz edilebilir (de, üzerine, eğer, ancak vb.). Nesne kavramları: Bir nesnenin özünü, kurucu özelliklerini düşünce ile belirtip kavramaya çalışan kavramlar. Nesne kavramları bireysel olup tek bir nesneyi (Kızılırmak) göz önünde bulundurabilirler, o zaman bireysel kavramlar adını alırlar. Bir nesne öbeğinin ortak özellikleriyle ilintili olduklarında, bunlara tür kavramları denir (dere, çay, ırmak). Ortak özellikleri olan tür kavramlarından cins kavramı kurulur; her cins kavramı yeniden daha yukarı bir cins kavramının tür kavramı olabilir ve bu, böylece oluşan kavram piramidinin en yukarıdaki en son cins kavramına kadar gider. Bu piramit bir kavramlar dizgesidir. Bu dizgede boyuna daha yukarı, daha genel cins kavramına doğru yükselinir. En son cins kavramında kavramlar dizgesi doruğuna ulaşır ve bundan kavram çözümlenmesiyle (Lat. divisio) tersine olarak daha aşağı cinslere, türlere inilir ve sonunda artık bölünemeyen bireylere ulaşılır. BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975
kavram Osm. mefhum Bir nesne, özellikle o nesnenin nitelikleri konusunda edindiğimiz genel düşünce. BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü
"Bilgi" ve "kavram" sözcüklerinin, farklı bazı sözlüklerdeki karşılıkları... dikkatle okumakta yarar olabilir... Ben kısaca şöyle diyeceğim, bilginin evrensel olması muhtemel, ama bu, bilgi değişmez anlamına gelmiyor... Kavramın öznel ve göreceli olma olasılığı daha fazla... Kanser bir hastalıktır, bir gerçekliktir... buna ait bilgi her yerde var (zaman içinde değişebilir elbet, bu konudaki bilgimiz)... ama kanserin sizde uyandıracağı etki, duygu, izlenim, halihazırda bile değişken... ve "kanser tedavi edilebilir bir hastalıktır" dediğinizde, hem doğrudur hem doğru değildir... "bazen ve bazı kanserler tedavi edilebilir" derseniz, halihazırda doğru bir bilgidir, her yerde geçerlidir, ama bu bilginin değişme potansiyeli de mevcuttur... Kavramları birbiriyle karşılaştırdığımızda, hep bir ölçeğe ihtiyaç olacak? iyi, kötü, doğru, yanlış... "neye göre?" sorusu çıkacak karşımıza... burada bazen bilginin eksik kaldığını ve göreceliğin ön plana geçtiğini görebiliriz... "Şeker hastalığı daha iyi bir hastalıktır" derseniz neye göre iyi? kansere göre? gribe göre? bir başkası ise size şeker hastalığının öldürmeyip süründürdüğünü, bu nedenle kötü olduğunu söyleyebilir... amma şeker hastalığı hakkındaki bilgi, halihazırda her yerde (tanı, sonuç ve tedavi itibariyle) geçerli bir bilgidir. Dili kullanma tarzımız ise, bilgi ve kavramları, öznel ve nesnel olanı daha iyi ifade etmemizi sağlayacak kuşkusuz...
_________________ varlığa anlam kazandıran yokluktur...
|
|
Başa Dön |
|
06 May 2010, 12:45 |
Can
|
Re: Delfi Kahini:Bir Terapist (Yaratma cesareti,Rollo May) |
|
| Mesaj Panosu Yöneticisi |
 |
 |
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19 Mesajlar: 2378 Yaş: 45 Konum: Admin
|
|
Mine,bilgi ,bir bağlam çerçevesinde bu bağlama dahil olan insanların ortaklaştığı bir veri.
Bağlam ise,tarih ,coğrafya,bilimsel seviye ,zeka,eğitim gibi unsurlarca belirleniyor.Bu bakımdan bilginin evrensel değil (tüm zaman ve mekanlarda geçerli) konjonktürel mahiyette (yerel,belirli bir zaman dilimi ve saydığım unsurlarca belirlenmiş bağlamlarda geçerli) olduğu ileri sürülmekte.Bu niteliği bilgiye bütünüyle güvenemeyiz anlamına gelmiyor.Zira bilgi konjonktürel de olsa yaşamlarımızın kurucu unsuru.
_________________ Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır. M.Foucault
Varoluşçu psikoterapi ile Freud ve psikanaliz sitelerini ziyaret ettiniz mi?
|
|
Başa Dön |
|
|
2. sayfa (Toplam 2 sayfa)
|
[ 18 mesaj ] |
|
Kimler çevrimiçi |
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir |
|
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz
|
|