Giriş |  Kayıt

Hoşgeldiniz

Felsefe Forumuna Hoşgeldiniz.
Felsefe ,Psikanaliz,Varoluşçu Psikoterapi,Sanat ile ilgili konu ve tartışmalara buradan ulaşabilirsiniz.

Felsefe Forumu Sohbet Odası açılmıştır
Sn Misafirler,üye olmanız halinde"aktif başlıkları göster" butonu eklenecektir.
Foruma yeni başlayanlar için tanıtım kılavuzunu okuyun..
Felsefe forumu 17.Nisan 2009 tarihinde kuruldu.

Kardeş sitelerimiz Varoluşçu Psikoterapi ve Freud ve Psikanaliz 'i ziyaret ettiniz mi?

Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 34 mesaj ] 

21 Haz 2010, 12:06

Çevrimdışı
 Re: Eksik
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesaj Panosu Yöneticisi
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19
Mesajlar: 2377
Yaş: 45
Konum: Admin
 Profil Özel mesaj gönder  
iskra yazdı:
Gene aynı kitapta Lacan Arzu, zevke karşı bir savunmadır demektedir. Zevk, jouisence ise ve o da asla tatmin edilemeyeceğine/doyuma ulaşamayacağına -Lacan'a- göre, Lacan Arzu-jouisence/zevk ilişkisini nasıl tanımlar? Aynı zamanda Arzu'da tatmin edilemezse Arzu zevke karşı bir savunmadır ne demektir?


iskra ,öncelikle hoş geldiniz.Ortaya koyduğunuz sorular üzerinde düşündüm ..Şöyle bir yanıt oluştu..

Jouisence (zevk) Freud'un libidosuna benziyen bir kavram.Doyum sağlamak için zorlayan bir kuvvet.Zorlayıcı olması bakımından acı verici bir özelliği de var.Arzu ,zevki düzenleyip ,sağladığı kısmi doyumlar ile acı verici yükünün boşalmasını sağlamakta.Arzunun tatmin edilemezliği ruhsal yaşamın belrili bir gerilim altında sürmeini sağlayan şeydir.Eğer arzu tümü ile tatmin edilebilseydi bir şey yapmak için insanın parmağını oynatmayacağı bir durum hasıl olurdu.Kısmi doyum ile enerji (zevk) boşalırken arzunun doyuma ulaşmayan yönü ile de hayat devam ediyor...

_________________
Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır.
M.Foucault


Varoluşçu psikoterapi ile Freud ve psikanaliz sitelerini ziyaret ettiniz mi?


Başa Dön Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 

21 Haz 2010, 12:10

Çevrimdışı
 Re: Eksik
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesaj Panosu Yöneticisi
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19
Mesajlar: 2377
Yaş: 45
Konum: Admin
 Profil Özel mesaj gönder  
bilge yazdı:
lacan'ın eksik kavramı ile Viktor Frankl'ın "varoluşsal vakum" kavramı aynı şey mi acaba? Merak ettim. Varoluşsal vakum kavramı boşluk olarak da ifade ediliyor bazı kaynaklarda...

Bu konuda E. Geçtan ile ilgili bir anektod var: Geçtan bir gün balık pazarında bir umumi tuvalete girmiş. Tuvalette şu yazıyı görmüş: "hayat boştur içine sıçınca dolar" Yazıyı görünce şaşırdım diyor Geçtan... Benim varoluşçu psikiyatri kitabımda iki sayfaya sığdıramadığım bir konuyu, halkın tek cümlede ifade edebilmesi ilginçti...

Özellikle Sn. Güngen'in bu konuda ne düşündüğünü merak ettim: Eksik ve vakum (boşluk) aynı şey midir?

Bilge,eksik ve varoluşsal vakum kavramları arasında bir benzerlik var. Anlama,tatmine ,bütünleşmeye ulaşılamadığını anlatan tabirler.Lacan dil bilim ve kültür üzerinden giderken Frankl ve varoluşçular hayatın anlamı sorununa eğiliyorlar.Kesişen bir şeyler var ancak takip ettikleri yollar (güzergah) farklı gibi...

_________________
Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır.
M.Foucault


Varoluşçu psikoterapi ile Freud ve psikanaliz sitelerini ziyaret ettiniz mi?


Başa Dön Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 

22 Haz 2010, 13:58

Çevrimdışı
 Re: Eksik
çaylak üye
çaylak üye
Kayıt: 20 Haz 2010, 00:25
Mesajlar: 113
 Profil Özel mesaj gönder  
Can yazdı:
iskra yazdı:
Gene aynı kitapta Lacan Arzu, zevke karşı bir savunmadır demektedir. Zevk, jouisence ise ve o da asla tatmin edilemeyeceğine/doyuma ulaşamayacağına -Lacan'a- göre, Lacan Arzu-jouisence/zevk ilişkisini nasıl tanımlar? Aynı zamanda Arzu'da tatmin edilemezse Arzu zevke karşı bir savunmadır ne demektir?


iskra ,öncelikle hoş geldiniz.Ortaya koyduğunuz sorular üzerinde düşündüm ..Şöyle bir yanıt oluştu..

Jouisence (zevk) Freud'un libidosuna benziyen bir kavram.Doyum sağlamak için zorlayan bir kuvvet.Zorlayıcı olması bakımından acı verici bir özelliği de var.Arzu ,zevki düzenleyip ,sağladığı kısmi doyumlar ile acı verici yükünün boşalmasını sağlamakta.Arzunun tatmin edilemezliği ruhsal yaşamın belrili bir gerilim altında sürmeini sağlayan şeydir.Eğer arzu tümü ile tatmin edilebilseydi bir şey yapmak için insanın parmağını oynatmayacağı bir durum hasıl olurdu.Kısmi doyum ile enerji (zevk) boşalırken arzunun doyuma ulaşmayan yönü ile de hayat devam ediyor...


Yanıt için teşekkür ediyorum. Yalnız Lacancı psikanalizmde zevk "boşalması" diye birşey söz konu değil. "boşalan" hazdır çünkü. Yine aynı kitapta şöyle anlatır:

Arzu sembolle, gösterenle tatmin edilir ve arzu zevke karşı bir savunmadır ve asıl arzuladığını bir başka şeyle ikame ederek zevki dizginler. Burada “zevk” kelimesi, “orgazm” sözcüğünden kesin olarak ayrı düşünülmelidir. Orgazm zevk değil haz hissi verir. Zevk ise bilinçdışının enerjisidir, doyuma ulaşamayandır. Haz ise bilinç ya da ön bilinç figürü, enerjinin daima hissedilişidir. Zevk de ise asla doğrudan doğruya hissedilmez. Haz’da gerilim düşer, zevk de gerilim artar. Haz, gerilimin düşüşü esnasında bilinçli özne tarafından algılanan hoş bir duyumken, zevk ise gerilimin korunmasından ya da canlı bir artışından oluşur. Zevk, sınırlı koşullarda, kopuş durumlarında bir dönemeci aşacak, bir meydan okuyuşu göze alacak, bazen acılı olan sıra dışı bir krizle yüzleşecek güçte olunan anlarda yaşadığımız enerji halidir. Bir doruk anından, bu adamın alkolün değil ama her insanın içinde oynaşan, bin kere daha güçlü bir uyuşturucunun, yani dilsiz ve hükmedici bir zevk yükünün etkisi altında olduğu çıkarsanabilir.

Bu anlamda zevk sadece eylemdedir, kelimelere ve düşünceye aldırmaz. Zevk hükmettiğinde kelimeler ortadan kaybolur ve eylem baskın çıkar. Zevkin kızkardeşi eylem, hazzın ise imgedir. Haz daima ben yani bilinçli özne tarafından algılanan ve deneyimlenen bir duyumken, zevk kendini kör eylemlerle işittirir. Descartes’ın öznesi düşünüyorum o halde varım derken, zevk halindeki bilinçdışı öznenin durumu şöyledir: Düşünmediğim yerde varım!

Çocuk oyunu örneğini ele alalım: Çevresinde arkadaşları bulunan, eğimli bir çatıya çıkıp kendini düşme tehlikesiyle baş dönmesine bırakan çocukta zevk vardır. Bu meydan okuma düzenidir. Sadece benzerlerine meydan okumaktan değil, ama kendi sınırlarını sınamaktan da zevklenir. Haz ise bunun tam tersidir. Kendini bir salıncağın hoş devinimlerine bırakan çocuk gevşer ve bundan haz duyar. Ama eğer, sallanırken birden boşluğa düşme riskine kadar varabileceği sınır noktasını tanıma isteğine kapılırsa, o zaman zevk yeniden su yüzüne çıkar.

Peki zevk fazlası nedir? Freud’a göre, insan imkansız bir hedefe, mutlak mutluluğa, ensest sırasında duyulan hipotetik bir mutlak cinsel hazzın farklı figürlere bürünen mutluluğuna ulaşma şeklindeki daima sabit ve asla gerçekleşmeyen özlemin nüfusu altındadır. Arzu denen bu özlem öylesine bir gerginliğe yol açar ki bastırmanın engeli tarafından durdurulur. Bu durumda 2 yol vardır. Bir bölüm enerji bastırmayı geçer ve dışarıya boşalır. (Rüya, dil sürçmesi, semptom olarak görülür) Diğeri ise bastırmayı aşamaz, psişik sistem içerisinde kapalı kalır ve erojen bölgeleri uyarır. Bu zevk fazlasıdır. “Fazla” zarfı boşaltılmamış enerji bölümünün, tortul zevkin, içsel gerilimin yoğunluğunu durmadan arttıran bir fazlalık olduğuna işaret eder. Acı, zevk fazlasının ana figürlerinden biridir.

Ötekinin zevki ise, bilinçdışı öznenin Öteki’nin sahip olduğunu varsaydığı zevktir. Bu ulaşılamayan ütopik yerdir. İmkansız mutluluktur. Öteki herhangi mitik bir kişilik olabilir.


Başa Dön Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 

23 Haz 2010, 15:07

Çevrimdışı
 Re: Eksik
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesaj Panosu Yöneticisi
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 17 Nis 2009, 02:19
Mesajlar: 2377
Yaş: 45
Konum: Admin
 Profil Özel mesaj gönder  
Alıntı:
Yanıt için teşekkür ediyorum. Yalnız Lacancı psikanalizmde zevk "boşalması" diye birşey söz konu değil. "boşalan" hazdır çünkü. Yine aynı kitapta şöyle anlatır:


ve

Alıntı:
Peki zevk fazlası nedir? Freud’a göre, insan imkansız bir hedefe, mutlak mutluluğa, ensest sırasında duyulan hipotetik bir mutlak cinsel hazzın farklı figürlere bürünen mutluluğuna ulaşma şeklindeki daima sabit ve asla gerçekleşmeyen özlemin nüfusu altındadır. Arzu denen bu özlem öylesine bir gerginliğe yol açar ki bastırmanın engeli tarafından durdurulur. Bu durumda 2 yol vardır. Bir bölüm enerji bastırmayı geçer ve dışarıya boşalır. (Rüya, dil sürçmesi, semptom olarak görülür) Diğeri ise bastırmayı aşamaz, psişik sistem içerisinde kapalı kalır ve erojen bölgeleri uyarır. Bu zevk fazlasıdır. “Fazla” zarfı boşaltılmamış enerji bölümünün, tortul zevkin, içsel gerilimin yoğunluğunu durmadan arttıran bir fazlalık olduğuna işaret eder. Acı, zevk fazlasının ana figürlerinden biridir.


Açıklamalar-alıntılar için teşekkürler iskra...Hafızamı tazelemiş oldum.

Zevk'in haz ile ilişkisi sorunu üzerinde düşündüm. Lacancı psikanalizde zevk ve haz farklı kategorilerde değerlendiriliyor. Gerçi zevk fazlasının erojen bölgeleri uyardığından bahsetmiş ve uyarılma eylem ile doyurulduğunda haz ortaya çıkıyor.O zaman zevk in hazzın öncülü olduğu ,hazzın boşalan bir şey (gerilim,enerji ) olmaktan ziyade boşalma esnasında hissedilen ödüllendirici-pekiştirici duyum olduğu düşünülebilir.

Alıntıda zevkin boşalabilir bir şey olduğu ,ancak hazdan ziyade semptomatik ifadeler bularak boşaldığı anlatılıyor.Dil sürçmesi veya histerik bir semptom gibi.Genellikle semptomlara eşlik eden kayıtsızlık ve örtülü bir haz olduğunu da biliyoruz.Zevk boşalamadığında ise (fazlası) erojen uyarılmaya yol açıyor.Ancak bu bildiğimiz cinsel aktivitede her zaman işleyen yol değil.Bu garip-anlaşılmaz -ölümcül durumlarda (bilinçdışı fazlaca bir uyarılmanın eşlik ettiği durumlarda) zevkin yoğunlaşıp cinsel uyarıma yol açması gibi ekstrem bir şey."Crash" diye bir film aklıma geliyor Cronenberg'in...Kötü bir araba kazası sonrası araba kazaları ve yaralanmalar ile bağlantılı cinsel uyarılma yeteneği kazanan insanlar söz konusuydu filmde...

_________________
Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır.
M.Foucault


Varoluşçu psikoterapi ile Freud ve psikanaliz sitelerini ziyaret ettiniz mi?


Başa Dön Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 34 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Culture and Art Other


ShoutMix chat widget

XHTML 1.0 Standartlarina Uygundur!  CSS 2.1 Standartlarina Uygundur!  Foruz